Hürriyet Magazin

Dior etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dior etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2014 Çarşamba

İmzası Renklerinde! Victoire de Castellane



Dior denince göz kamaştıran elbiselerden sonra akla ilk gelen onun tasarladığı mücevherler. İlham aldığı pop kültürü ve çiçeklere, imzasını taşıyan renkleri katan Victoire de Castellane, Haute Couture'e meydan okuyan tasarımlarıyla Mösyö Dior'a saygı duruşunda bulunuyor. 

Tasarım hayatına Karl Lagerfeld'in yanında Chanel'in mücevher direktörü olarak başlayan Victoire de Castellane, ünlü moda eviyle tam 14 sene birlikte çalıştıktan sonra 1998 yılının Ocak ayında dünyanın en büyük lüks grubu LVMH'nin CEO'su Bernard Arnault tarafından 'Dior Joaillerie' mücevher bölümüne baş tasarımcı olarak atandı. Marka için her sene hazırladığı özel mücevher koleksiyonlarında şaşırtıcı düşsel dünyasını dışa vuran de Castellane, bireysel müşterileri için de sayısız ısmarlama mücevhere imzasını attı. Tasarımlarında yoğun olarak doğa ve çiçek motiflerine atıfta bulunan de Castellane'ın bir diğer ilham kaynağı da aralarında Walt Disney, Alice Harikalar Diyarında, Manga karakterleri, Grimm Kardeşler ve Bollywood'un da olduğu pop kültürü. 

Dior Joaillerie'nin 2007 yılında internet üzerinde yaratılan sanal dünya 'Second Life'da sayılı özel parçayla prömiyerini gerçekleştirdiği Belladone Island Koleksiyonu, Victoire de Castellane'ın adının dünyada duyulmasında büyük rol oynadı. Ardından Paris'te bulunan Orangerie Sanat Müzesi'nde açılan bir sergiyle koleksiyonun tümü dünyaya tanıtıldı. Dior Joaillerie'de 10. yılını doldurmasına ithafen, 2009'da "Rois et Reines" isimli koleksiyonuyla moda evindeki yıldönümünü kutlayan Victoire de Castellane, 10 kral ve 10 kraliçeden oluşan toplam 20 parçalık koleksiyonunda zebercet, kalsedon ve yeşim gibi taşları kullanarak elmas kaplı taç ve yakalarla süslediği üç boyutlu kuru kafa formlu yüzüklerle mücevher dünyasına alışılmadık bir estetik anlayışı kazandırdı. 






2012 yılında göz kamaştıran renkleriyle çok ses getiren 21 parçalık "Dear Dior" koleksiyonu ise, Victoire de Castellane'ın deyişiyle "sarıların, pembelerin, yeşillerin, turuncuların lezzet verdiği çok değerli bir tatlı" niteliğinde. Haute Couture elbiselerin dünyasına cazibeli opaller, narin grenalar ve eşsiz turmalinlerle çıkılan bir yolculuk gibi, her mücevher tasarımının arkasına Mösyö Dior'un dantel elbiselerinin deseni işlenen cazibeli parçalardan söz ediyoruz. Tasarımlardan yirmisi tek adet olarak üretilen koleksiyonda, Dentelle Opale d'Orient yüzük, 10 'hazır giyim' parçadan biri. Dear Dior koleskiyonunun izini süren markanın ikinci özel koleksiyonu "Cher Dior" ise zengin, titiz ve yaratıcı renklerin vurgulandığı bir devam koleksiyonu. Birbirinden değerli yakut, elmas, zümrüt, granat ve safir gibi taşların sıkça kullanıldığı parçalarda yine Mösyö Dior'un ihtişamlı, cesur ve feminen dünyasına atıfta bulunuluyor. 

Renkli, cazibeli, avangard… İlk günden beri taşlara düşleriyle ilham veren Victoire de Castellane'ın koleksiyonlarını özetlemek için en uygun 3 kelime bunlar olsa da, şimdiden hafızalara mücevher dünyasının Madam Dior'u olarak kazındığı bir gerçek.  














13 Ekim 2013 Pazar

Lüksün Kusursuz Zehri, MÜCEVHER



Gilan, Elegant Feathers Kolye


Zarafet, cazibe, usta işçilik... Kadınların bu kusursuz zehrin büyüsüne kapılması bir tesadüf değil. Dünya tarihinin başlarında, insanın kendisini süslemek amacıyla deniz kabukları ve tohumlardan yarattığı ilkel parçalardan başlayan oldukça uzun bir hikaye. Ne ekonomik krizler ne de dünyadaki diğer değişiklikler; bugüne kadar hiçbiri kadınları mücevher tutkusundan vazgeçirmeye yetmedi. Oysaki eski zamanlarda mücevherler daha ziyade erkekler tarafından kullanılıyor; babadan oğula geçen bu servetler erkeklik ve gücü sembolize ediyordu. Peki ne oldu da bu güç taraf değiştirdi, merak ediyor musunuz?

Mücevherler bir zamanlar yalnız dini törenlerde ya da gizli bir topluluğa kabul edilme seremonilerinde kullanılırdı. İmparatorlukların kurulmasıyla mücevherlerle aşkın değeri biçilmeye başlandı. Bu süreç insanoğlunun metal ve taşları keşfiyle başlarken, yeni teknikleri uygulamasıyla gelişti. Metallerin en değerlisi olan altının mücevher olarak kullanılması, milattan önce 2500 yılında Sümerler tarafından gerçekleştirildi. Hemen hemen aynı dönemlerde Eski Mısır'da lapis, turkuaz, ametist ve altın kombinasyonlarından çarpıcı tasarımlar üretildi. Bizanslılar ise zümrüt, safir ve incinin işlendiği altın kolyeleriyle dikkat çekti.

Rönesans dönemine geçildiğinde parlak, sedefli ve pürüzsüz yapısıyla hayranlık uyandıran inci gerdanlıklar ve pandantifli kısa kolyeler mücevher çeşitliliğini arttırırken, statü sembolü olarak takılmaya başlandı.



Boucheron, Kolye




Boucheron, Yüzük

Chanel, Camélia Coromandel Broş



Dior, Précieuses Yüzük


Gilan, Bosphorus Blue Küpe


Dior, Précieuses Trèfle Küpe



Tanrı'nın gözyaşları, elmas.

İnsanlık tarihinden çok daha yaşlı olan elmas, keşfedildiği ilk çağlardan bu yana bizleri büyülemeye devam ediyor. Mistik inanışlara göre doğa üstü güçlere sahip bir element olarak adlandırılan elmas için Yunanlılar Tanrı'nın gözyaşları, Romalılar ise gökyüzündeki yıldızların parçaları olduklarını söylemiş. 

Hindistan, Rusya, Afrika ve Kanada gibi dünyanın çeşitli yerlerinden çıkartılan elmasların ancak çok küçük bir kısmı kesilip cilalanarak mücevher halini almakta. Kadınların hayalini süsleyen pırlantaysa aslında elmasla aynı taşı paylaşıyor. Aralarındaki tek fark, kesim ve şekilleri. 

Kraliyet simgesi, pırlanta.

Prens William'ın Kate Middleton'a evlenme teklif ederken annesi Diana'nın safir ve pırlantalarla süslü yüzüğünü armağan etmesi hangimizi duygulandırmadı ki? İngiliz Kraliyet Ailesi gibi daha nice kraliyet soyunda pırlantanın yer edinmesi şaşırtıcı değil. Öyle ki; 13. yüzyılda Fransa Kralı IX. Louis, asil olmayanların pırlanta mücevher takmasını yasaklamış, sadece kraliyet ailesinden olanların takabileceğini ilan etmişti. Evlilik tekliflerinde aşkın ve sadakatin simgesi olarak sunulan pırlanta yüzük geleneği, ancak 15. yüzyıldan sonra dünyaya yayılabildi. Aristokrasi simgesinden süslü bir mücevher modasına dönüşme süreci ise 18. yüzyıla dayandı.

Pırlantaların yüzde 95'i renksizken, ancak fantezi adı verilen ve astronomik fiyatlara değer biçilen yüzde 5'i renklidir. 19. yüzyıla kadar Paris'in tekelinde olan mücevher modası, Victorian döneminde Londra'ya yayılmış, böylece takılarda meyve motifleri, yapraklar, güller ve sarmaşıklar işlenmeye başlanmıştır. Yüzük ve daha nice tasarımın sahibi olan ünlü Cartier mücevher evi de, bu yıllarda Fransa'da ismini duyurmaya başlamıştır.



Topall, Elmas Yüzük



Gilan , Endless Love Yüzük



Osmanlı mücevherleri

Bu kadar mücevherden söz etmişken, Hürrem Sultan'ın zümrüt ve pırlantalarla süslü yüzüğüyle bir kez daha gündeme oturan saray mücevherlerini de unutmamak gerek. Osmanlı'da padişahlar için hazırlanan mücevherler kakma, çalma, oyma, savat, telkari, hasır ve mıhlama gibi bir çok farklı teknik kullanılarak hazırlanırdı. Avrupa'dan farkı ise, Avrupa mücevher geleneğinde aynı motifi tekrarlayan takımlar işlenirken, Osmanlı'da farklı motifler sergileyen çok renkli tasarımların uyum şartı gözetmeksizin bir arada kullanılmasıydı. Geçmişten günümüze iz bırakan Osmanlı takıları arasında  en çok dikkat çekenler zülüflük, enselik, saç bağı, gerdanlık, iğne, küpe, bilezik ve yüzüklerdir. 




Mücevher kullanımı

Anlaşılıyor ki; kadınların mücevhere duydukları ilgiyi ne coğrafya, ne ekonomik krizler ne de zamanın gücü değiştirmeye yetmiyor. Dünyaca ünlümücevher evlerine Hermès, Chanel ve Louis Vuitton gibi moda evlerinin mücevher koleksiyonlarının eklenmesi bile bunun bir kanıtı. Peki,mücevherlerinizi seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz?

  • Mücevherler, tasarımı ve taşının kalitesine göre değişir. Renkli taşlarda ve ölçülerinde aldanma riskiniz yüksek, güvenilir yerlerden almaya dikkat edin.
  • Pırlantalarda 1 karat ve üstü için uluslararası geçerliliği olan sertifika isteyin.
  • Boynunuz uzun ise, uzun küpeleri tercih edebilirsiniz.
  • Minyon hatlara sahipseniz, büyük parçalar takmaktan kaçının.
  • Göğüsleriniz iriyse, gösterişli kolyeler daha da büyük görünmelerine neden olur. İnce ve zarif kolyeler size daha uygun.
  • Tam tersine göğüsleriniz küçük ise, birkaç kolyeyi bir arada kullanabilirsiniz.  



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...