Hürriyet Magazin

fashion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fashion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2014 Cumartesi

H&M’den Doğa Dostu Tasarımlar; Conscious ve Conscious Exclusive Koleksiyonları

Tüm dünyada moda ve kaliteyi en iyi fiyatla moda tutkunlarına sunan H&M, geri dönüştürülmüş materyallerden tasarlanan doğa dostu Conscious ve Conscious Exclusive koleksiyonlarını özel bir lansmanla tanıttı. 





Sürdürülebilirlik çalışmaları ve çevre duyarlılığı ile “doğa dostu” moda akımında öncü olan İsveçli perakende devi H&M, tamamen doğal materyallerden oluşan Conscious koleksiyonu ve Miranda Kerr, Penelope Cruz, Jessica Alba gibi Hollywood yıldızlarının giydiği özel tasarım koleksiyonu Conscious Exclusive’i özel bir lansmanla tanıttı. 




H&M Conscious koleksiyonu dünya ile aynı anda Türkiye’deki tüm H&M mağazalarında, Conscious Exclusive koleksiyonu ise İstinye Park ve Zorlu mağazalarında 10 Nisan’dan itibaren satışa sunulacak. H&M lansmanında ayrıca modaya yeniden yaşam vermek adına dünya genelinde geçtiğimiz sene başlattığı “Ürün Toplama” girişimine de dikkat çekildi.
Hem modaseverlere en uygun fiyatları sunan hem de dünya yıldızlarını giydiren H&M, moda sektöründe özgün bir duruşa sahip. H&M’i sektörde farklılaştıran en önemli unsurlardan bir tanesi de her fırsatta altını çizdiği sürdürülebilirlik çalışmaları. 

Top model Amber Valetta’nın kampanya yüzü olduğu tamamen doğa dostu H&M Conscious, organik ve geri dönüştürülmüş materyaller kullanılarak hazırlandı. Çok dikkat çekici parçalardan oluşan Conscious Exclusive ise sürdürülebilir tasarım ekibi Ever Manifesto ile ortaklaşa yaratıldı. Moda için sürdürülebilirlikten ödün vermemeye kararlı iki ekip güçlerini birleştirerek tüm dünyada yankı bulunan bir koleksiyona imza attı. Koleksiyonda flamenkodan ve bohem görüntülerden ilham alınarak hazırlanan, çok ince detaylarla işlenmiş dramatik parçalar var. Conscious Exclusive’den özel ürünleri Miranda Kerr ve Jessica Alba, Paris Moda Haftası’nda gerçekleşen H&M Studio AW14 defilesinde, Penelope Cruz ise Vanity Fair’ın Oscar Ödülleri partisinde giymişti.








Koleksiyonun tanıtımı için organize edilen lansmanda H&M bir ilke imza atarak Karbon Avcıları ile anlaştı. Marka, etkinlik süresince harcanan tüm karbon ayakizini hesaplatarak aynı ölçüde oksijeni geri kazandıracak sayıda ağaç diktirecek. Bu özel koleksiyonla H&M lokal olarak güzel bir çalışma daha gerçekleştirecek. H&M, Tema Vakfı ile de özel bir işbirliğine imza atarak 10 Nisan – 1 Mayıs tarihleri arasında Conscious koleksiyonundan alışveriş yapan her müşteri için Tema Vakfı Balıkesir Kepsut Ağaçlandırma sahasına fidan bağışında bulunacak. Dikilen ağaçlar ile bir H&M Hatıra Ormanı oluşturulacak.




27 Eylül 2013 Cuma

Şehvetin Moda Dilinde Tercümesi: ALEXANDRE VAUTHIER




Bugüne kadar Kylie Minogue, Heidi Klum, Madonna ve Rita Ora gibi pek çok ünlü ismi giydiren Alexandre Vauthier, önümüzdeki günlerde parfüm, müzik ve iç mimari alanlarında yaptığı iş birlikleriyle de moda dünyasının yetenekli dahileri arasına girmeye aday. Fransız tasarımcı, başta koleksiyonlarının fanatiklerinin oluştuğu Amerika ve Japonya olmak üzere tüm dünyaya adından söz ettirmeye hazırlanıyor.

Mezun olduktan kısa bir süre sonra dünyaca ünlü tasarımcılar Thierry Mugler ve Jean Paul Gaultier'nin yanında kariyerine adım atan Alexandre Vauthier, onu destekleyen ve kendisine giysi yapımını titizlikle öğreten ustalarından öğrendikleriyle tasarım dünyasında tecrübe kazandı. Couture koleksiyonunun baş tasarımcısı olarak Jean Paul Gaultier'nin yanında 8 yıl çalıştıktan sonra kendi adıyla yıllardır hayalini kurduğu koleksiyonunu yaratmak üzere 2009 yılında Alexandre Vauthier moda evini açtı.  






Doğuştan gelen radikal tavrını ve titizliğini kendi markasının DNA'sına da taşıyan Alexandre Vauthier, koleksiyonlarını Anglo-Sakson ırkı ve Fransız kültüründen esinlenen bir stil ile ifade ediyor. Kadınsı ve şehvetli detayların ön plana çıktığı koleksiyonlarda cinsel çekicilik bedeni sıkıca saran sırtı açık elbiseler, dar pantolonlar ve derin yırtmaçlı eteklerde boy gösteriyor. Alexandre Vauthier'nin derin V yakaları ve cüretkar yırtmaçları ise adeta imzası niteliğinde. 

Couture tasarımlarıyla dünyaca ünlü yıldızların beğenisini toplayan Fransız tasarımcı, şimdilerde yaratıcı kimliğiyle hazır giyimden müzik sektörüne farklı sanatsal iş birlikleri ile medyanın gündeminde. Özellikle 2013 - 14 Sonbahar Kış Couture koleksiyonuyla büyük alkış alan Alexandre Vauthier'nin kıvrımlı ceketleri, seksi büstiyerleri ve transparan tasarımları için cesur müşterileri şimdiden bekleme listesinde. Siyah, beyaz ve nude tonlarının yer aldığı bu koleksiyonda sezon trendlerinden açık omuzlar, kürk detaylar, minik taş işlemeler, beli vurgulayan ince kemerler, şalvar formları ve asimetrik dikişler dikkat çekiyor. Sıkça kullandığı ceket-pantolon ya da ceket-etek takımların yanı sıra bu sezon farklı olarak tulumlara da ağırlık veren tasarımcı, cesur ama seksapelite sınırlarında temkinli davranmak isteyen müşterileri için de koleksiyonuna alternatif bir parça eklemiş. İşte moda dünyasının basamaklarını hızla tırmanan Fransız tasarımcı Alexandre Vauthier'nin koleksiyonundan sizin için seçtiğimiz en özel parçalar.









23 Temmuz 2013 Salı

STİL: Bianca Brandolini, Butigo Mag 3. Sayısında


Yayın Direktörü olarak her sayısını keyifle hazırladığım Butigo Mag'in 3. sayısı yayında! Bu ay Stil Dosyası (s.12)  konuğumuzsa Bianca Brandolini D'Adda. Aranızda kendisini henüz tanımayanlar olabilir. Haklısınız da; çünkü bir oyuncu ya da şarkıcı değil. Fakat bütün moda haftalarında en ön sırada yer alacak kadar ünlü bir kimliğe sahip. 




Bianca Brandolini D'Adda, en az adı kadar ihtişamlı bir İtalyan aileden geliyor. Oldukça düzgün fiziği ve kendine hayran bırakan güzelliğinin yanı sıra, giyim tarzıyla da moda dünyasında kendisinden sıkça bahsettirmeyi başarıyor.

Bu ay, aristokrat kimliğiyle dünya jet sosyetesinin ilgi odağındaki isim Bianca Brandolini D'Adda'nın stilini yansıtan Butigo.com'un yaza özel çarpıcı modellerini Butigo Mag'de sizin için seçtik. Şimdiyse bu ilham verici stil dosyasının bir özeti La Mode En Vogue'da! Vazgeçemediği sandaletleri ve göz alıcı stiliyle, bu İtalyan güzeliyle tanışmaya hazır olun.   

     

Büyüleyici Dantel
Kırmızı, mini, dantel elbisesini sandaletleriyle tamamlayan Bianca Brandolini, plaj şıklığını eklektik stiliyle geceye taşıyor. Butigo'nun gold detaylı Alta modeliyle siz de mini elbiselerinizin altında alternatif bir stil yaratabilirsiniz. 

Beyaz Masumiyet
Bianca Brandolini'nin sandaletlerinden vazgeçemediğini daha önce söylemiştik. Yine benzer bir stille karşımıza çıkan İtalyan güzel, alt tarafı çan biçiminde genişleyen bir model yerine bu kez vücuduna oturan, streç bir elbiseyle karşımızda. Siz de masumiyetinize biraz hareket katmak istiyorsanız; Butigo'nun beyaz üzerine, üç bant görünümü yaratan metalik yansımalarla süslü Princess modeli ya da rock'n'chic tarzıyla Canale'yi deneyebilirsiniz.
  



Fırfırlar
Klasik çizginizden ödün vermeden görünümünüze hareket katmak istiyorsanız, Bianca Brandolini'den ilham alın. Kolları tüllerle kaplı, siyah, fırfırlı elbisesini iddialı sandaletleriyle tamamlayan İtalyan moda ikonu, bu kez giyiminde punk öğeleri öne çıkararak klasik tarzından uzaklaşmış. Eğer siz de alışılagelmişin dışında bir alternatif arıyorsanız, asimetrik çizgileriyle yazın vazgeçilmezlerinden olmaya aday Lumina, tam size göre!    

Çizgililer
Modası geçmeyen çizgili kıyafetler moda olduğu kadar rahatlığı da sağlıyor. Üstelik kuralların ötesinde zarif bir hava yarattığı bile söylenebilir. Bianca Brandolini D'Adda gibi denizci temasına hayranlık duyuyorsanız, sandaletlerinizde de kendinizi çizgilere bırakın. Butigo'nun Radiance modeli iç içe geçen sade çizgileriyle favorilerimizden. 




Full Ekose
Kabul edelim; Bianca Brandolini D'Adda ceket - pantolon takımları da en az mini elbiseleri kadar güzel taşıyor. Baştan aşağı ekose desenine bürünen esmer güzel siyah, püsküllü, sivri burun babetleriyle tarzını dengelemiş. Ofis stilinizde ilham alabileceğiniz bu look'u uygulamaya Butigo'nun özgün modeli Cosmos'dan başlayın. 


Maskülen Şıklık
Şort, ceket, bağcıklı ayakkabılar... İtalyan güzel, seksapelitenin tahtını maskülen stile kaptırdığını kanıtlar gibi adeta. Şıklığı ise tartışılmaz. Biz yine de kadınsı renklerden vazgeçemiyoruz ve Bianca Brandolini gibi gözükmek isteyen Butigo'culara sarının cıvıl cıvıl enerjisiyle, maskülen stilin kapılarını aralayan Gelato modelini öneriyoruz. 


30 Mayıs 2013 Perşembe

Lidyana.com'dan Sürpriz Girişim: #L



Türkiye'nin en özel takı ve aksesuar sitesi Lidyana.com, şimdi de #L dergisiyle modanın keyfini okuyucularıyla paylaşıyor. İlk sayısında beni de bu heyecanın içine katan numberL'in must - have bölümünde bulabileceğiniz, yaz modasının vazgeçilmezleri ve stil önerilerimi aktardığım röportajım şimdi La Mode En Vogue'da!   







30 Mart 2013 Cumartesi

Happy Easter!




Chanel'den Rag & Bone'a, Eddie Borgo'dan Jason Wu'ya kadar birçok moda devinin Paskalya'ya özel hazırladıkları görkemli yumurta tasarımları, modanın vitrinleri aşıp sofralarımıza kadar sıçradığını bir kez daha kanıtlamış oldu. Ünlü tasarımcıların, son derece sıradan olan yumurtaları "Happy Easter" konseptiyle adeta değerli birer bibloya dönüştürdüğü özgün yorumlarını görünce, evinizdeki herhangi bir şeyi sihirli dokunuşlarla nasıl şık bir objeye çevirebileceğinizi daha iyi anlayacaksınız.

19 Mart 2013 Salı

Modakolik Olduğumuzun Farkında Mısınız?




Altın Kafes! Moda dünyasının şatafatlı çehresinin arkasında gizli kalanları işin içine biraz da ironi katıp ancak bu şekilde tanımlayabilirdik. Ekonomiler daralıyor, krizler çıkıyor ama her nasılsa moda sektörü onca şikayete rağmen her zaman ayakta kalmayı başarıyor. Çünkü moda aslında bir motivasyon ve sektör insanların en aciz zamanlarında duygularına dokunup tüm benliklerini ele geçirmeyi çok iyi biliyor. Kısacası, icadı daha eskilere ama asıl patlaması 1990’lara dayanan internetle gücünü ikiye katlayan moda, biz ne kadar uzak durmaya çalışırsak çalışalım yüzyılın en büyük bağımlılığı.

Moda denince konu keşke eskisi gibi sadece alışverişle sınırlı olsa. Moda internet siteleri, blog’lar, sokak stili fotoğrafçılığı, pop-art akımının temsilcilerinden Andy Warhol’un “Bir gün herkes 15 dakikalığına şöhret olacak” sloganından türeyen sokağın ünsüz ünlüleri ve önüne geçilemeyen bir sosyal medya… Hızlı büyümeyle gitgide kontrolsüz bir güce doğru sürüklenen moda, hiç duymadığımız sektörler yaratmaya devam ediyor. Bu süreçte de kendine boyun eğmeyen ve karşı gelmek isteyen duayenleri bile bir bir harcayıp silmekten çekinmiyor. 





Geçtiğimiz günlerde en yakın örneğine şahit olduğumuz moda haftalarını düşünün.  İzleyenleriniz varsa, “Entourage” dizisinin başka bir formatı çekiliyor sanki sokaklarda.  Entourage’ın Türkçe sözlük anlamı “yakın çevre, muhit, arkadaş çevresi” demek. Eskiden sezon trendlerinin tartışıldığı, tasarımcıların yeni parçalarını yakından görmek için sabırsızlanıldığı defilelerin yerini şimdilerde entourage’ıyla dolaşan ve defile öncesi kameralara poz veren Anna Dello Russo ya da Miroslava Duma’nın ne giymiş, ne tweet atmış merakı alıyor. Moda arkadaşlığı adı altında defilelere toplanan sokağın ünsüz ünlüleri attıkları her adımda para kazanırken, akla gelmeyecek bir sektörün devleşmesine de ön ayak oluyorlar. Onların fotoğraflarını çeken fotoğrafçılar, onların stilini konu alan site ya da blog’lar, adlarına verilen partiler ve hatta tüm bu furyanın yayılmasını sağlayan sosyal ağların bu kadarıyla yetinmeyip onlarla ilgili aplikasyonlarla teknoloji sektörüne de sıçrayışları gözlerden kaçmıyor.  

Anlayacağınız, arkadaşlığın bile iş olarak yapıldığı bir boyuttan söz ediyoruz. İşin daha acı tarafı bu sektörü kimilerinin, defilelere girmeyip kapının önünde davetliymiş imajı çizme taktiğiyle boy gösterme boyutuna kadar taşıdıkları bir dönemdeyiz. Çünkü 90’lı yıllardan bu yana değişen tek bir şey var o da, içeride ne olduğu değil, dışarıda ne olduğu? Kumaşlar, teoriler, dokular, teknikler… Kimse modanın bilgi kısmı ya da başka bir deyişle sıkıcı tarafıyla ilgilenmek istemiyor. Zamanın hızlandığı, kimsenin kendine vakit ayıramadığı bu çağda birçoğumuz modayı basite indirgemeyi tercih ediyor. Malzemeyse zaten hazır önümüze geliyor, kameralarda boy göstermeye oldukça istekli, bize paparazziler tarafından yakalanma zevkini bile yaşatmayı çok gören fashionista’lar var artık bilgisayar ekranlarımızda.




Tüm bunların altında yatan tek ihtiyaçsa şöhret! Moda sektörü bu açığımızı yakaladığı günden beri dozu arttırarak bizi bir adım daha bu sirkin içine sürüklemeye devam ediyor. Haute Couture’ün yaratıcısı Charles Frederick Worth dendiğinde hiçbir fikri olmayan blogger’lar kendi kıyafetleri üzerinden giyim önerilerinde bulunurlarken, akıllı telefonlarıyla gördükleri her şeyi çekip takipçileriyle paylaştıklarında moda manifestolarını yayınlamış bilirkişi oluyorlar. Sadece biz değil Marc Jacobs’ın bir çantasına dünyaca ünlü blogger Bryan Boy’ın ismini verdiği günden beri birebir moda sektörünün dahileri de bu akıma kapılmış durumda. Yani modakolik olmaktan kaçamayacağımız ya da bu yeni akıma sırtımızı dönemeyeceğimiz bir gerçek ama unutmayalım ki aralarında ince bir çizgi olan stil ya da gösterişin tarafını seçmek hala bizim elimizde.  

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...