Hürriyet Magazin

Marc Jacobs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Marc Jacobs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2014 Çarşamba

Rüzgar Gibi Döndü; Nicolas Ghesquière



Bundan tam bir yıl önce onu hiç tanımayanlar bile bu ismi telaffuz eder oldu: "Nicolas Ghesquière". Hatırlarsanız Balenciaga'da geçirdiği 15 yılın ardından markayla yollarını ayırdıkları ve yerine son yıllarda yıldızı oldukça parlayan Alexander Wang'in atandığı haberleriyle sektörde yer yerinden oynamıştı. Moda dünyasını ikiye ayıran bu durumda kimileri Alexander Wang'i getirildiği pozisyon için yeterince tecrübeli bulmazken, bir kısım moda otoritesi de adı Cristobal Balenciaga'nın bile önüne geçmeye başlayan Nicolas Ghesquière'in değişim kararını onaylıyordu. Kulis dedikoduları bir yana, Nicolas Ghesquière ile Balenciaga'nın CEO'su Isabelle Guichot arasında marka için talep edilen yatırımlar sebebiyle tırmanan gerginlik zaten herkes tarafından biliniyordu. Ayrıca Nicolas Ghesquière'in başarılı kariyerine rağmen halka uzak duruşu, kısa zamanda genç tüketicilere kendini sevdiren Alexander Wang için iyi bir hamle olmuştu. Kısacası her ne sebeple olursa olsun Nicolas Ghesquière'in önünde artık Balenciaga'sız bir hayat vardı.

Geçmişten Bugüne...

Sanılanın aksine moda alanında hiçbir eğitim almadan kariyerine adım atan Nicolas Ghesquière, 1997 yılında kreatif yönetmen koltuğuna oturduğu Balenciaga'dan önce Agnès B, Corinne Cobson ve Jean Paul Gaultier'de çalışmıştı. 2001 ylında PPR gibi büyük bir moda imparatorluğu Nicolas Ghesquière'in potansiyelini fark edince, hem kendisi hem de Balenciaga için yepyeni bir sayfa açılmış oldu. Moda dünyasında büyük ses getiren bu satın alma Balenciaga'nın bugün edindiği yere gelmesinde büyük rol oynadı. 15 yıllık Balenciaga kariyerinde 2004 tarihli meşhur Aviator montları, 2007 - 2008 Sonbahar Kış Koleksiyonu'nda binici pantolonların üzerine giydirdiği mini blazer ceketleri ve unutulmaz 'Motorcycle' çanta modeli gibi sayısız ikonik parçaya imzasını atan Nicolas Ghesquière'in 2007 Oscar töreninde Nicole Kidman'a giydirdiği dev fiyonklu kırmızı elbisesi de hala hafızalarımızı süslüyor. 2012-2013 Sonbahar Kış Koleksiyonu'na gelince... Ultramodern sci-fi sweatshirt'lerinin sokak modasının tanınmış yüzleri arasında kapış kapış gittiğini görmeyeniniz kalmamıştır, öyle değil mi?   


Balenciaga 2004 - 2005 Sonbahar Kış Koleksiyonu

Balenciaga 2007 - 2008 Sonbahar Kış Koleksiyonu

Nicole Kidman - Oscar Töreni, 2007

 Balenciaga 2011 - 2012 Sonbahar Kış Koleksiyonu

 Balenciaga 2011 Ara Sezon Sonbahar Koleksiyonu

 Balenciaga 2012 - 2013 Sonbahar Kış Koleksiyonu 

 Balenciaga 2012 - 2013 Sonbahar Kış Koleksiyonu 

 Balenciaga 2012 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

 Balenciaga 2013 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Balenciaga 2013 İlkbahar Yaz Koleksiyonu

Soldan sağa; Alexander Wang, Nicolas Ghesquière, Marc Jacobs 

İstikamet Louis Vuitton

Manidar! Balenciaga tutkunlarının kalbinde unutulmaz bir yer edinen Nicolas Ghesquière işte tam bir sene önce ayrılık haberleriyle gündemimizdeyken, şimdi yeni göreviyle çok daha fazla adından söz ettireceğe benziyor. Uzun süredir peşinde olan LVMH ile masaya oturması pek de sürpriz olmayan Nicolas Ghesquière, 16 yıldır Louis Vuitton'la çalışan Marc Jacobs'ın koltuğunun yeni varisi. Marc Jacobs'ın kendi markasıyla daha yakından ilgilenmek için 16 yıllık kariyerine veda edişinin ardından Louis Vuitton'un kreatif yönetmeni olarak Nicolas Ghesquière'in göreve başlaması şimdiden tüm gözleri üzerine dikti bile. Kısacası, biz moda haritasındaki bu yeni konumlandırmalara alışıncaya kadar Alexander - Marc - Nicolas üçgeninin galibi için şimdiden heyecanlı bir bekleyişin başladığı kesin.

26 Mart 2013 Salı

New York Podyumları La Mode En Vogue'da!


Kiminin kalbi sevgilisinden gelen sürpriz hediyeyi açarken çarpar, kimininse patronundan aldığı büyük terfiyi duyduğunda... Moda dünyasının kalbiyse defilelerin ardı arkasının kesilmediği moda haftalarında, dünyanın 4 büyük moda şehri, New York, Londra, Milano ve Paris’teki defileleri izleyebilmek için çarpıyor. Sınırlı sayıda özel davetlinin çağırıldığı bu defileler moda dünyasına olan ilgi ve merakı arttırırken, podyumda boy gösteren iddialı tasarımlar yeni sezon modasını belirliyor.
Peki, yeni sezona dair ipuçlarını öğrenmeye moda haftalarının başrol oyuncularından biri olan New York’tan başlamaya ne dersiniz? Sizin için New York moda haftasından derlediğimiz defilelere, birbirinden renkli tasarımlara ve detaylı stil yorumlarına göz atmak için daha fazla vakit kaybetmeyin. New York Moda Haftası sizin için La Mode En Vogue podyumunda!  




Derek Lam
New York’un maceracı ruhuyla süslü, sade ama çarpıcı bir koleksiyon… Derek Lam’in geometrik detaylara yer verdiği bu koleksiyonuna New York’un bohem ruhunu işlediği aşikar. Ama bu kez çok daha modern ve kontrollü bir yorumla. Boho-chic stiline atıfta bulunan detay patchwork kullanımı, süet elbiseler ve tişörtlerde öne çıkan mozaik motiflerinin yer aldığı koleksiyonda diz altı etekler göze çarpıyor. Geçmiş sezonun makrame örgüleri, yerini koleksiyona bohem bir hava kazandıran kroşe işlemelere bırakıyor. Lacivert ve beyaz renklerin kullanıldığı saten üst ve panço detaylı bluz, birlikte kullanıldıkları düz siyah pantolonlarla dengeleniyor. Özellikle tişört ve paltolardaki renk blokları, gece-gündüz çok işlevli kullanım şansı yaratıyor. Hem palto, hem de elbise şeklinde giyilebilen şarap renkli kürk parçaysa koleksiyona zenginlik katıyor.




DKNY
DKNY, geçtiğimiz sezonun umursamaz New Yorker ruhunu bu sezon da farklı bir yorumla sürdürmeye devam ediyor. Deri detaylı ceket ve trençkotlar yine koleksiyonun vazgeçilmezleri arasında. 90’ların unutulmaz bomber ceketleri sokak modasını işaret ederken, neopren sweatshirt’ler balıksırtı dokularıyla,  aynı anda hem spor hem de sofistike bir stili ortaya koyabiliyorlar. Siyah, beyaz ve devetüyü renklerinden oluşan renk bloklarına kırmızı rengin de eklendiği leopar deseni eşlik ediyor. Kısacası; iç içe girmiş desenler ya da minimal vurgular, hangisini tercih ederseniz edin DKNY’la New York’un urban-chic rüzgarına kapılacağınız kesin.




BCBG Max Azria
Modanın ötesindeki sanatsal çizgilerin, kumaş üzerindeki desenlerde yer bulması, New York Moda Haftası’nda BCBG Max Azria’nın modaseverler tarafından oldukça dikkat çekmesini sağladı. Tasarımlarında İstanbul’dan ilham alan marka şehrin tarihsel geçmişini modern yüzüyle harmanlayarak yeni koleksiyonuna yansıtmış. İncecik ipek kumaşları, ağır katmanlı kumaşlarla birleştiren BCBG Max Azria’nın koleksiyonunda gündelik tişörtler; kaşmir montlar ve patchwork kürklerle birlikte kullanılıyor. Deri bisikletçi ceketleri ve spor jakar kapüşonlu montlarsa koleksiyona farklılık katıyor. Sanatsal desenlerin, şıklık ve pratiklik arasındaki çizgide buluştuğu koleksiyona volümlü kürklerin çok renkli çeşitleri uyum sağlıyor.




Jason Wu
Ciddiyet Zamanı! Çekici ve elegan tarza kendi formal yorumlarını katan Jason Wu mükemmel çizgilere oturtulmuş bir koleksiyonla çıkıyor karşımıza. Vücuda oturan ve bel bölgesini vurgulayan elbiseler, boğazlı görünümü verilen kapalı yaka gömlekler ve çizgili transparan bluzların yer aldığı koleksiyondan gizemli feminenlik hissi yayılıyor. Renklere gelince… Siyah, beyaz ve kırmızı başrolü paylaşırken, karamel renkli kürk detaylı parka renk paletine ayrıcalık katıyor. Koleksiyonun en hit parçası: Provokatif dantel baskılarla süslü plastik trençkot en kaba materyali bile zarif hale getirerek göz doldururken, yaratıcı tasarımıyla da dikkat çekiyor.




Marc Jacobs
Marc Jacobs’la Altın Çağ’a geçiş yapmaya hazır mısınız? Parlaklığın ön planda olduğu bu koleksiyonda bolca payetli elbise ve etek gördüğümüze şaşırmamalıyız aslında. Peki ya renkler? Özellikle parlak lacivert, pembe, gümüş ve altın tonları koleksiyonun ana parçalarına hükmeden renkler arasında. Bütününe bakıldığında adeta sepia bir fotoğrafı andıran koleksiyonda, New York Moda Haftası’na damgasını vurmuş diğer koleksiyonlarda olduğu gibi yine kürk ve tiftik gibi kumaşların kullanıldığına şahit oluyoruz. Süveterler, blazer ceketler, ipek pijamalar, file elbiseler ve jelatin kağıdını andıran parlak renkte gömleklerse, Marc Jacobs 2013 – 2014 Sonbahar Kış Koleksiyonu’nu sezonun diğer defilelerinden ayıran en farklı parçaların başında gelerek beğeni topluyor.




Oscar de la Renta
Son olarak sıra geldi New York Moda Haftası’nın en renkli ve en zengin işlemelerinin yer aldığı koleksiyonlarından birine… Oscar de la Renta, sansasyonel açıklamaları yüzünden moda dünyasından bir süre uzak durmak zorunda kalan dahi tasarımcı John Galliano’yu sessiz sedasız arkasına alarak tam da John Galliano tadında bir koleksiyona imza attı. Ünlü dahinin etkisi her ne kadar sınırlandırılmış olarak koleksiyona yansıtılmış olsa da derin gölgeler, yoğun işlemeler, sanatsal desenler ve egzajere edilmiş renkli tual baskıları gözlerden kaçmadı. Aksesuar olarak, krokodil gibi egzotik hayvan derilerinden yapılan kemerlerin drape yakalı elbiselerle birlikte kullanıldığı tasarımların neo-vintage tarzına atıfta bulunduğunu söyleyebiliriz. Lateks etek ve elbiselerin önüne geçense fuşya rengi külçe altın işlemeli ipek balon elbise oldu. Tam bir Oscar de la Renta ve John Galliano tarzının karışımı olan bu elbise, şimdiden bu işbirliğinin ne kadar başarılı olduğunu kanıtladı.     

20 Şubat 2013 Çarşamba

2013 Kadını


Gizemli, Duygusal, Soğuk ve Hırslı;
2013 Kadını

Yıllar geçiyor, eskinin romantik aşkları, saf duyguları daha aranır hale geliyor. Çünkü kimse değişime kolay kolay ayak uydurmak istemiyor. Oysa ki artık ne Audrey Hepburn gibi Roma Tatili’yle yetinen kadınlar var etrafta, ne de Frank Sinatra gibi mutlu aşk dizeleri haykıran erkekler yağmur altında…

Kısacası yeni neslin gözü ya entrikaların çevrildiği “İntikam” senaryolarında ya da şehvetli aşk hikayelerinin kaleme alındığı E L James romanlarında. Doğal olarak moda da bu değişimden nasibini alıyor ve modacılar hep bir ağızdan; bilinmeyen gelecek kadar soğuk, sessiz bir ajan kadar gizemli, kimsesiz kalmışçasına kadar duygusal ve hiç olmadığı kadar hırslı 2013 kadınını işaret ediyor. Ne dersiniz, sizin içinizden çıkan bu kadınla tanışmaya cesaretiniz var mı?   



Gizemli

Transparan alarmı geçtiğimiz sezon çanta ve ayakkabılardan başlayarak moda severlerin beğenisini kazanmayı başarmıştı. Şimdiyse eli çok daha güçlü, çünkü yeni sezonda sadece aksesuarlarda değil kıyafetlerde de transparanlık ön planda. Gizemli 2013 kadınının vazgeçemeyeceği bu stilin öncü renkleriyse siyah ve beyaz. Özellikle bu iki rengin yer aldığı şifon ve tül gibi hafif kumaşların üzerine çalışılan işlemeler gizemin derecesinin bir hayli yükseleceğinin sinyalini veriyor. Bluzlar, maksi elbiseler ya da gömlekler… Sırlarınızı ne kadar açığa çıkaracağınızı seçtiğiniz parça belirleyecek.




Duygusal

Modanın yolu her ne kadar sert ve asi çizgilerle kesişmeye başlamışsa da, her zaman romantik vurgular için vazgeçilmez bir durak barındırır içinde. Son yıllarda modacıların karanlığa olan ilgisine rağmen yeni sezonda çocuksu fırfır ve volanlarla bolca karşılaşacağınızı şimdiden söyleyelim. Özellikle pastel renklerin süsleyeceği bu stil omuz, boyun ve kol detaylarıyla öne çıkıyor. Yoğun fırfır ve volanların etkisini ise düz renklerle dengelemekte yarar var. Stilin odak noktası sade ve klasik lady görünümünü işaret ediyor. Tuniklerle birlikte kullanılan pantolonlar ve midi boy elbiselerse minimalist formalarla yansıtılan romantik havanın etkisinde, 2013’ün duygusal kadınlarını bekliyor.




Soğuk

Gri’nin 50 tonu! Son günlerin en çok satan kitabının adının modayla bağ kurabileceği hiç kimsenin aklına gelmezdi. Ancak denilen oldu ve grinin neredeyse her tonu şimdiden modayı avucunun içine almayı başardı bile. Hem her renge kolay uyum sağlayan doğası hem de keskin ve özgüvenli çizgisiyle gri, sezonun en baskın rengi olmaya aday. Kalem etekler, tek parça kıyafetler, pantolon ceket takımlar… Grinin soğuk tavrı kendine güvenen 2013 kadınını bekliyor. Klasik gri tonlarını fazla solgun ve sıkıcı buluyorsanız, tercihinizi parlak ve sedefli inci tonlarından yana kullanın.




Hırslı

Optik desenler, monokrom çizgiler ve grafikler… 2013 kadınının hırslı iç dünyasının modaya yansıması ancak bu dokunuşlarla anlatılabilirdi. Özellikle maskülen tarzın etkin olduğu desenli midi boy ceketler kendine özgü tarzını ortaya koymaktan çekinmeyecek kadar cesur kadınlara atıfta bulunuyor. Adeta neo 60’ların çağdaş bir yorumu gibi karşımıza çıkan bu tasarımları kombinlemek için uyum peşinde koşmanız gerekmiyor, çünkü başlı başına her kurala hükmedebilecek bir stilden söz ediyoruz. Renk seçimine gelince… Parlak ve çarpıcı her rengin onaysız izni olsa da yoğun siyah ve beyazı kesercesine bu ikiliye eşlik  eden hırsın rengi kırmızı diğerlerinin arasından sıyrılarak göz dolduruyor.  

1 Şubat 2013 Cuma

Şubat'a İlham Veren En İyi 10 Look

Bundan sonra her ayın başında önce derin bir nefes alıyoruz, sonraysa ilham almak için defilelerden en beğendiğimiz 10 look'la yeni ayı selamlıyoruz. Grafikler, transparan dokunuşlar, makrame işlemeler, volan ve fırfırlar... Müthiş elişçilikleriyle Hoşgeldin Şubat!

La Mode En Vogue'dan Şubat'a İlham Veren En İyi 10 Look 








LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...