Chanel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Chanel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Ekim 2014 Perşembe
17 Şubat 2014 Pazartesi
Haute Couture'ün Son Safhası
Geçtiğimiz günlerde sona eren Paris Haute Couture Haftası, önümüzdeki yaz ne giyeceğimiz konusunda kafamızdaki soru işaretlerini giderirken, bizleri gerçek lüksün tanımını yeniden keşfe davet ediyor. Haute Couture'ün ihtişamı, defilelerin yapıldığı şaşalı alanlar ve şovlarla devam ederken, koleksiyonlar adeta "Couture herkes içindir!" sloganıyla artık daha ulaşılabilir bir boyuta taşınıyor. Kelebek motifleri, kuşgözü detaylar, tüyler, işlemeler ve beklenmedik sneaker istilası… Taşları yerinden oynatan 2014 Paris Haute Couture Haftası'ndan öne çıkan defileler, en çok dikkat çeken couture trendleri ile karşınızda!
Atelier Versace
1980'li yılların ünlü moda ikonu Grace Jones'dan ilham alınarak tasarlanan koleksiyonda her zamanki gibi kadınsı parçalar ön plandaydı. Vücudu saran kapüşon detaylı elbiseler, derin V şeklinde dekolteler ve yer yer transparan olarak kullanılan kumaşların yanı sıra güçlü ve zengin kadın imajıyla bütünleşen kürkler koleksiyonun dikkat çekici parçaları arasında yer aldı. Yeşil, turuncu, pembe ve mavi gibi renklerin kullanıldığı defilede podyuma parlaklık saçan sarı ve mor ipek elbiseler oldukça göz alıcıydı. Öne çıkan couture trendi: Hacimli eteklerle birlikte giyilen, tül üzerine kristallerle işlenmiş grafik dövme motifli üstler.
Chanel
Yaşı olmayan dahi Karl Lagerfeld'in, ünlü Fransız müzisyen Sebastien Tellier ve orkestrasının canlı performansı eşliğinde sergilediği koleksiyonda, kıyafetlerden çok şüphesiz sahneye uzanan merdivenlerden hoplaya zıplaya inen modellerin ayağındaki spor ayakkabılar şova damgasını vurdu. Chanel dendiğinde ilk akla gelen tüvit kumaşlar kendilerini beyaz, gümüş ve pembenin soft tonlarına bırakmıştı. Crop bluzlar, tüyler, "spor-couture" tarzının altını çizen bel çantaları ve dizlikler defilenin öne çıkan detaylarından sadece bazılarıydı. Öne çıkan couture trendi: Topuklu ayakkabıların yerini alan taşlı, payetli, dantelli sneaker'lar.
Christian Dior
Chanel gibi Christian Dior'un Raf Simons imzasını taşıyan Haute Couture koleksiyonunda da benzer crop bluzlar, mini kloş etekler ve kolsuz üstler dikkat çekti. İlhamını 60'ların Fransız mimarisinden alan tasarımlar beyaz, siyah, lacivert ve pastel renklerin hakimiyeti altındaydı. Giyilmesi son derece kolay olan baskılı üstler ve lazer kesim eteklerse, yeni sezonda spor - şık gece kıyafetlerine yeni bir soluk getireceği izlenimini yarattı. Aksesuarlarda altın rengi öne çıkarken, stilettolar farklı topuk detaylarıyla beğeni topladı. Öne çıkan couture trendi: Bol kesim önü kısa arkası uzun etek ve elbiseler.
Jean Paul Gaultier
Jean Paul Gaultier'nin ünlü isimleri podyuma çıkarmasına alışığız. Gaultier bu geleneğini yine bozmadı ve bu kez dünyaca ünlü Burlesk sanatçısı Dita Von Teese'i üstü büstiyer formunda muhteşem bir kelebek kostümünün içinde podyumunda yürüttü. Üstü transparan filelerden oluşan, alt tarafı kat kat tül, balık formunda etekler ve ağırlıklı olarak kelebeklerden ilham alan elbiseler defilenin büyük ilgi gören tasarımları arasında başı çekti. Koleksiyonun kelebek kanatlarındaki renk oluşumlarından ilham alan renk paletinin başrol oyuncuları arasında ağırlıklı olarak siyah, bordo, turuncu ve kobalt mavisi yer aldı. Öne çıkan couture trendi: Üst tarafı deri kolsuz trenç formunda başlayıp, alta doğru hacimli tüllerle birleşen balık elbiseler.
Valentino
Haute Couture denince, Valentino'nun ilk akla gelen moda evlerinden biri olmasının nedeni kusursuz el işçiliğiyle yaratılan nefes kesici tasarımları olabilir mi? Kesinlikle! Maria Grazia Chiuri ve Pierpaolo Piccioli'nin Valentino Garavani'nin izini sürerek modern yorumlarını kattıkları couture tasarımları, tarihi İtalyan operalarından esinlenilmiş. Koleksiyonun şaşırtan tarafıysa alıştığımız Haute Couture kalıplarına tezat; aslan, yılan, kaplan gibi hayvan figürleriyle süslü elbiselere sıkça yer verilmesi. Diğer yandan; balerin kostümlerini andıran uçuş uçuş kumaşların, boleroların, şifon ve tül kıyafetlerin değişmeyen romantik havası yine tüm koleksiyona işlemiş. Öne çıkan couture trendi: Derin V dekolteli, işlemeli, oldukça hafif A kesim tranparan elbiseler.
Etiketler:
2014 Paris Haute Couture Haftası,
Atelier Versace,
Chanel,
Christian Dior,
Haute Couture,
Jean Paul Gaultier,
kürk,
Sezonun Haute Couture Trendleri,
sneakers,
Valentino,
Versace
16 Aralık 2013 Pazartesi
2014 TRENDLERİ // Part 2
SEZON BAŞLASIN!
Biz 2013'e veda etmek için geri sayarken, moda dünyasında çoktan yeni sezonun startı verildi. Tasarımcıların canlı renkleri ve sofistike minimalizmi ön plana taşıdığı 2014 koleksiyonları gardıroplara radikal bir şıklık getirmek için hazır bu kez. Sportif detaylar ve güçlü illüstrasyonların dikkat çektiği tasarımlarda kimler yaratıcılıkta çıtayı yükseltmiş, gelin birlikte göz atalım.
İllüstrasyonun Gücü
Milano Moda Haftası'na adeta bir sanat galerisindeki tablolar gibi damgasını vuran tasarımlar göz alıcı desenleriyle podyumda büyük ilgi toplamıştı. Özellikle Prada'nın kadın figürlerinden oluşan illüstrasyonlarıyla süslü elbiselerinin pop - art niteliğindeki canlı renk ve desenleri moda otoriteleri tarafından yeni sezonun en iyileri arasında gösteriliyor. 2014 sezonu için sanatsal desenlerle yorumlanan klasik parçalar, şimdiden sokak stili meraklılarının radarında.
Çabasız Şıklık
Sadeliğin rahatlığa hizmet ettiği fonksiyonel tasarımlar fresh bir hava etkisinde Milano podyumlarında yerini almıştı. Bol, kısa paça pantolonlar, kapüşonlu üstler ve aksesuar olarak tozluk gibi sportif parçaları koleksiyonlarına taşıyan İtalyan markalarının arasında Gucci, Emporio Armani ve Alberta Ferretti yeni sezonda yine başroldeler. Parlak metalik renkleriyle Gucci, Armani ve sportif grafik siluetleriyle Fendi'nin tasarımları minimalist detaylarıyla dikkat çekiyor. Çabasız şıklığın altını çizen look'ları tamamlaması içinse topuklular yerine bu kez çoğunlukla düz ayakkabı ve elde taşınan midi boy çantalar ön planda.
Çiçek Motifleri
Her seferinde söylüyoruz; tasarımcılar hiçbir sezonda floral desenlerden kopamıyorlar. 2014 koleksiyonlarında da çiçek motifleriyle süslü romantik ve bir o kadar da enerjik tasarımlar, canlı renkleriyle görenlerin iştahını kabartıyor. Etro ve Just Cavalli'nin; güçlü, görülür desenleriyle birleşen orjinal kesimleri ve brokar gibi dekoratif kumaşları, etnik sportif karışımı bir lüks yaklaşımıyla yeni sezona göz kırpıyor. Kısacası, floral desenli parçalar önümüzdeki sezonun da en önemli trendleri arasında başı çekiyor.
Beller Aşağı
Paris'te sergilenen 2014 İlkbahar Yaz koleksiyonlarında en çok göze çarpan detaylardan biri, kloş formundaki eteklerin üzerine giyilen ve neredeyse dizüstüne kadar uzanan üstlerdi. Geçmiş sezonun belde ya beli açıkta bırakan crop top parçalarının aksine basenlerin altında biten yeni maksi üstler, Céline ve Chanel gibi daha pek çok markanın 2014 koleksiyonlarında boy gösterdi. Eğer bu trendi beğendiyseniz, yazı beklemeden kışın da uygulayabilirsiniz.
Kan Kardeşliği
Fransız bayrağının devrim sırasında dökülen kan ve kardeşlik sloganını temsil eden kırmızı rengi, adeta Paris'te sergilenen 2014 koleksiyonlarındaki tasarımların simgesi haline geldi. Alexander McQueen'in tribal desenleri, Zadig & Voltaire'in asi ruhu ve Dries Van Noten'ın parlak kumaşlarının büyük ilgi gördüğü tasarımlarda, yeni sezonda kırmızının yanına diğer bir baskın renk olan siyah eşlik ediyor. Aksesuarlarda ise tasma formundaki gold cuff kolyeler yeniden hayat buluyor.
Canlı Renkler
Genelde soft renkleri görmeye alışık olduğumuz Paris podyumları, bu yıl bizleri şaşırtarak her zamankinden çok daha renkli tasarımlara ev sahipliği yaptı. Özellikle dünyaca ünlü modaevi Chanel'in klasik tüvit takım ve elbiselerinde kullandığı çarpıcı renkleri 2014 sezonunda zirveye oturuyor. Asimetrik formları birleştirdiği farklı dikiş tekniği ve kumaşlarıyla öne çıkan Emanuel Ungaro ise yeni sezon koleksiyonunda canlı renkleri başarıyla yorumlayan bir diğer isim.
Etiketler:
2014 İlkbahar Yaz Koleksiyonları,
2014 Spring Summer,
2014 Trendleri,
Alexander McQueen,
Céline,
Chanel,
çiçekli elbiseler,
Dolce Gabbana,
Dsquared²,
Etro,
Gucci,
Kırmızı,
Missoni,
pop art,
Prada
14 Aralık 2013 Cumartesi
STYLE ZOOM: ETEK GİYME SANATI
Aralık ayını sezonunun as parçası eteklerle selamlıyoruz. Kısa ya da uzun... Hangisini giyeceğiniz konusunda kararsız kaldıysanız, cevabı en güncel stil tüyolarıyla Style Zoom'da!
Gri Aşkına
Stil Mottosu: "Eteğin altına stiletto giyilir kuralını, biri artık değiştirmeliydi..."
Neden Bu Kombin? 2013 - 2014 Sonbahar Kış sezonuna hakim duman renginden ilham atan gri kloş eteğin formu hareket avantajı sağlarken midi boyuyla bacaklarınızı olduğundan daha ince ve uzun gösterir. Üst bedeninize güveniyorsanız kısa bir kazak ya da trikoyla bel çizginize vurgu yapın. Havaların soğumasıyla birlikte klasik stiletto'lara veda etmenin tam zamanı; kalın hatlı sade botlarla değişimi ilk siz başlatın.
It Girl
Stil Mottosu: "Bugüne kadar hiç kıyafetlerimi uydurmaya çalışmadım, giyerken nasıl yorumladığım benim için daha önemli."
Neden Bu Kombin? Bir it-girl kadar stil sahibi olduğunuzu düşünüyor ve iddialı giyinmeyi seviyorsanız, kombininizi klasiğin dışındaki parçalarla hareketlendirebilirsiniz. Zamansız siyah deri eteğiniz gösterişli parçaları dengelemek için en güçlü yardımcınız. Siyah kasket şapkanız görünümünüze maskülen ve sportif bir hava katarken, ayna topuklu botlarınızla sokağın parlayan yıldızı siz olacaksınız.
Forma Etkisi
Stil Mottosu: "Lacivert için yeni siyah diyorlar, ben ikisinden de vazgeçemiyorum."
Neden Bu Kombin? Timsah, yılan gibi hayvan derisi tasarımlar bu yılın en lüks trendlerinden. Lacivert ve siyahın bitmeyen savaşıysa 2013 - 2014 Sonbahar Kış sezonuyla ayrılmaz bir dostluğa dönüşüyor. Kısacası tüm aksini düşünenlere rağmen artık lacivertle siyahı kombinlemek çok moda. Çizginizi korumak istiyorsanız deri eteğinizin altına sivri burun stiletto'ları deneyin.
Grunge Dönüşüm
Stil Mottosu: "90'ların sıradışı ruhu kıyafetlerine işlemiş; yaşın kaç olursa olsun hep genç gösteriyorsun."
Neden Bu Kombin? Deri ceket, leopar ve grunge stilinin vazgeçilmez rengi siyah... Bu sezon tasarımcılar 90'ların grunge rüzgarının etkisinde. Uzun, plili eteğinizle siz de bu stile ayak uydurmak istiyorsanız feminen ayakkabılar yerine asker postallarını anımsatan kalın botları tercih edin. 90'ların asi tasarımları sizi gençliğinize geri götürecek.
Etiketler:
Alexander Wang,
beymen,
Chanel,
chanel çanta,
etek,
etek modası,
gri,
grunge,
it girl,
kadın,
kasket,
kış kombinleri,
Kış Modası,
Kombin,
kombinler,
moda,
Stella McCartney,
Style Zoom,
vakko,
Vakkorama
6 Kasım 2013 Çarşamba
Marie Claire Kasım - Dress Code (s.94 - 95)
"Milano Moda Haftası'nın tanıdık yüzlerinden biri haline gelen İpek Ersoy sokak modası meraklılarının da radarına girmeyi başardı. İpek, sezonun iddialı parçalarını gardırop klasikleri ile bir araya getirmekte usta!", diyerek beni Kasım sayısı Dress Code sayfalarına taşıyan Marie Claire ile The House Hotel Bosphorus'da stil üzerine çok keyifli bir sohbet yaptık. Çağla Bingöl'ün hazırladığı, Fezi Altun'un muhteşem makyajı, Raisa Vanessa'nın göz alıcı kıyafetleri ve Seyhan Camgöz'ün harika fotoğraflarıyla gerçekleşen çekimin fotoğrafları şimdi La Mode En Vogue'da!
Etiketler:
Burberry,
Chanel,
Dress Code,
İpek Ersoy,
İpek Ersoy Röportaj,
kadın,
Kasım 2013,
Marie Claire,
moda,
model,
Raisa Vanessa,
RayBan,
röportaj,
Stil,
Style,
Yves Saint Laurent
13 Ekim 2013 Pazar
Lüksün Kusursuz Zehri, MÜCEVHER
Gilan, Elegant Feathers Kolye
Zarafet, cazibe, usta işçilik... Kadınların bu kusursuz zehrin büyüsüne kapılması bir tesadüf değil. Dünya tarihinin başlarında, insanın kendisini süslemek amacıyla deniz kabukları ve tohumlardan yarattığı ilkel parçalardan başlayan oldukça uzun bir hikaye. Ne ekonomik krizler ne de dünyadaki diğer değişiklikler; bugüne kadar hiçbiri kadınları mücevher tutkusundan vazgeçirmeye yetmedi. Oysaki eski zamanlarda mücevherler daha ziyade erkekler tarafından kullanılıyor; babadan oğula geçen bu servetler erkeklik ve gücü sembolize ediyordu. Peki ne oldu da bu güç taraf değiştirdi, merak ediyor musunuz?
Mücevherler bir zamanlar yalnız dini törenlerde ya da gizli bir topluluğa kabul edilme seremonilerinde kullanılırdı. İmparatorlukların kurulmasıyla mücevherlerle aşkın değeri biçilmeye başlandı. Bu süreç insanoğlunun metal ve taşları keşfiyle başlarken, yeni teknikleri uygulamasıyla gelişti. Metallerin en değerlisi olan altının mücevher olarak kullanılması, milattan önce 2500 yılında Sümerler tarafından gerçekleştirildi. Hemen hemen aynı dönemlerde Eski Mısır'da lapis, turkuaz, ametist ve altın kombinasyonlarından çarpıcı tasarımlar üretildi. Bizanslılar ise zümrüt, safir ve incinin işlendiği altın kolyeleriyle dikkat çekti.
Rönesans dönemine geçildiğinde parlak, sedefli ve pürüzsüz yapısıyla hayranlık uyandıran inci gerdanlıklar ve pandantifli kısa kolyeler mücevher çeşitliliğini arttırırken, statü sembolü olarak takılmaya başlandı.
Boucheron, Kolye
Boucheron, Yüzük
Chanel, Camélia Coromandel Broş
Dior, Précieuses Yüzük
Gilan, Bosphorus Blue Küpe
Dior, Précieuses Trèfle Küpe
Tanrı'nın gözyaşları, elmas.
İnsanlık tarihinden çok daha yaşlı olan elmas, keşfedildiği ilk çağlardan bu yana bizleri büyülemeye devam ediyor. Mistik inanışlara göre doğa üstü güçlere sahip bir element olarak adlandırılan elmas için Yunanlılar Tanrı'nın gözyaşları, Romalılar ise gökyüzündeki yıldızların parçaları olduklarını söylemiş.
Hindistan, Rusya, Afrika ve Kanada gibi dünyanın çeşitli yerlerinden çıkartılan elmasların ancak çok küçük bir kısmı kesilip cilalanarak mücevher halini almakta. Kadınların hayalini süsleyen pırlantaysa aslında elmasla aynı taşı paylaşıyor. Aralarındaki tek fark, kesim ve şekilleri.
Kraliyet simgesi, pırlanta.
Kraliyet simgesi, pırlanta.
Prens William'ın Kate Middleton'a evlenme teklif ederken annesi Diana'nın safir ve pırlantalarla süslü yüzüğünü armağan etmesi hangimizi duygulandırmadı ki? İngiliz Kraliyet Ailesi gibi daha nice kraliyet soyunda pırlantanın yer edinmesi şaşırtıcı değil. Öyle ki; 13. yüzyılda Fransa Kralı IX. Louis, asil olmayanların pırlanta mücevher takmasını yasaklamış, sadece kraliyet ailesinden olanların takabileceğini ilan etmişti. Evlilik tekliflerinde aşkın ve sadakatin simgesi olarak sunulan pırlanta yüzük geleneği, ancak 15. yüzyıldan sonra dünyaya yayılabildi. Aristokrasi simgesinden süslü bir mücevher modasına dönüşme süreci ise 18. yüzyıla dayandı.
Pırlantaların yüzde 95'i renksizken, ancak fantezi adı verilen ve astronomik fiyatlara değer biçilen yüzde 5'i renklidir. 19. yüzyıla kadar Paris'in tekelinde olan mücevher modası, Victorian döneminde Londra'ya yayılmış, böylece takılarda meyve motifleri, yapraklar, güller ve sarmaşıklar işlenmeye başlanmıştır. Yüzük ve daha nice tasarımın sahibi olan ünlü Cartier mücevher evi de, bu yıllarda Fransa'da ismini duyurmaya başlamıştır.
Osmanlı mücevherleri
Topall, Elmas Yüzük
Gilan , Endless Love Yüzük
Osmanlı mücevherleri
Bu kadar mücevherden söz etmişken, Hürrem Sultan'ın zümrüt ve pırlantalarla süslü yüzüğüyle bir kez daha gündeme oturan saray mücevherlerini de unutmamak gerek. Osmanlı'da padişahlar için hazırlanan mücevherler kakma, çalma, oyma, savat, telkari, hasır ve mıhlama gibi bir çok farklı teknik kullanılarak hazırlanırdı. Avrupa'dan farkı ise, Avrupa mücevher geleneğinde aynı motifi tekrarlayan takımlar işlenirken, Osmanlı'da farklı motifler sergileyen çok renkli tasarımların uyum şartı gözetmeksizin bir arada kullanılmasıydı. Geçmişten günümüze iz bırakan Osmanlı takıları arasında en çok dikkat çekenler zülüflük, enselik, saç bağı, gerdanlık, iğne, küpe, bilezik ve yüzüklerdir.
Anlaşılıyor ki; kadınların mücevhere duydukları ilgiyi ne coğrafya, ne ekonomik krizler ne de zamanın gücü değiştirmeye yetmiyor. Dünyaca ünlümücevher evlerine Hermès, Chanel ve Louis Vuitton gibi moda evlerinin mücevher koleksiyonlarının eklenmesi bile bunun bir kanıtı. Peki,mücevherlerinizi seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz?
- Mücevherler, tasarımı ve taşının kalitesine göre değişir. Renkli taşlarda ve ölçülerinde aldanma riskiniz yüksek, güvenilir yerlerden almaya dikkat edin.
- Pırlantalarda 1 karat ve üstü için uluslararası geçerliliği olan sertifika isteyin.
- Boynunuz uzun ise, uzun küpeleri tercih edebilirsiniz.
- Minyon hatlara sahipseniz, büyük parçalar takmaktan kaçının.
- Göğüsleriniz iriyse, gösterişli kolyeler daha da büyük görünmelerine neden olur. İnce ve zarif kolyeler size daha uygun.
- Tam tersine göğüsleriniz küçük ise, birkaç kolyeyi bir arada kullanabilirsiniz.
14 Ağustos 2013 Çarşamba
2014 Resort Defilelerinden Ara Sezonun Kurtarıcı Parçaları
Kış ve yaz defileleriyle yetinip, merakla yeni sezonun gelişini beklemeye koyulduğumuz günler geride kaldı. Artık moda seçimlerimize yön verecek güçlü trendlerle sezon öncesi küçük kaçamaklara karışmak için Resort ya da diğer bir adıyla, Cruise koleksiyonları var. İşte, ara sezonda herkesden bir adım önde olmanıza yardımcı olacak Resort trendlerinin bir özeti.
Cruise Ekolü
Genelde yaz sezonunda yükselişe geçen denizci teması, sıkça işlendiği Resort defileleriyle ara sezonda da etkisini sürdüreceğinin sinyalini verdi. Denizci üniformasından esinlenerek feminen formlarla revize edilen look'larda, hemen her şeyle rahatça kombinlenebilen belirgin cruise motifleri, marin desenleri ve breton çizgiler göze çarpıyor. Yumuşak katmanlar ve maksi, yüksek bel, geniş paçalı pantolonların hakimiyetini sürdürdüğü denizci temasının ara sezonda en iddialı tamamlayıcılarıysa dikkat çekici neopren aksesuarlar.
Süet Paleti
Resort koleksiyonlarıyla sezona hızlı bir dönüş yapan süet kumaşlar, efsanevi kadın silahşör Calamity Jane'den esintilere birleşerek etrafta maskülen bir hava estiriyor. Süet kumaştan blazer'lar, mini şortlar ve motorcu ceketleri, ara sezonun en kullanışlı parçalarından... Ancak bu sefer klasik Safari temasını unutun; aksine zümrüt yeşili, lila ve fuşya tonlarıyla süet daha önce hiç alışık olmadığınız kadar güçlü bir renk paletiyle karşınızda.
Başrolde Pantolonlar
Ara sezonun gözde ikilisi bluz - pantolon, gösteriş ve rahatlığın ilginç birlikteliğini sunuyor. Skinny formların yerine bol, hacimli pantolonların başrolde olduğu Resort defilelerinde mavi, siyah, beyaz, pembe, gri ve lacivert gibi renkler sunan tasarımcılar çoklu kombin alternatifi sağlıyor. Kumaşlarda özellikle saten ve penyenin göze çarptığı pantolonlar, üzerine giyilen gömlek ya da bluzlarla kurtarıcı bir rol üstlenirken, şık ve bohem bir hava yaratmak için de bire bir.
Kısa Üstler
Son birkaç sezondur abdominal bölgeyi sergileyen kısa üstler, Resort koleksiyonlarının katmanlı formlarıyla bu kez nispeten daha mütevazı bir şekilde karşımızda. Ara sezonda özgürlüğün tadını sportif parçalarla çıkaracağımıza işaret eden kısa üst trendi, günlük stili sıradanlıktan kurtaracak en güçlü silah olmaya aday. Özellikle klasik parçaları kısa, deri üstlerle kullanmak sadeliği kusursuz bir boyuta taşıyacak.
Joker Dantel
Tasarımcılar, Resort koleksiyonlarında kumaşlar üzerinde adeta bir sihir yapıp, dantelin rolünü jokeriyle değiştirdiler. Yeni teknolojiler sayesinde, dantele fütüristik bir rol katıp geometrik deliklerle süslü bir kumaş haline dönüştüren dahiler, ara sezonda güçlü bir değişimi podyumdan sokağa taşıyorlar. Vualden ilham alan file dokuma formlarıyla yepyeni bir havaya bürünen dantel üst ve elbiselerle, seksapelitenizi ortaya çıkarmak için fazla düşünmenize gerek kalmayacak.
Etiketler:
2014 Cruise Koleksiyonları,
2014 Resort Koleksiyonları,
ara sezon,
Burberry Prorsum,
Chanel,
chloe,
Christian Dior,
defile,
defile görselleri,
Gucci,
louis vuitton,
Marni,
moda,
Valentino
4 Nisan 2013 Perşembe
The Boy Chanel
Chanel'in simgesi haline gelen çantalarından "The Boy", klasik olduğu kadar cüretkar cazibesiyle de dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı. 2013 İlkbahar - Yaz koleksiyonu için kapitone deri, çift ton versiyonuyla yenilenen model, Chanel'in ikonik takım elbisesi ve çift tonlu ayakkabılarına atıfta bulunan grafik temasından ilham alıyor. Mademoiselle Coco'ya bir övgü niteliğinde olan koleksiyon; kuzu, dana ve vatoz derisi üzerine fildişi / siyah, koyu kırmızı /siyah ve lacivert / siyah gibi farklı renk versiyonlarıyla kontrast etkisi yayıyor. Ayarlanabilir çanta askısı ile farklı boyutlarda kullanabileceğiniz "The Boy" yaza damgasını vurmaya aday.
30 Mart 2013 Cumartesi
Happy Easter!
Chanel'den Rag & Bone'a, Eddie Borgo'dan Jason Wu'ya kadar birçok moda devinin Paskalya'ya özel hazırladıkları görkemli yumurta tasarımları, modanın vitrinleri aşıp sofralarımıza kadar sıçradığını bir kez daha kanıtlamış oldu. Ünlü tasarımcıların, son derece sıradan olan yumurtaları "Happy Easter" konseptiyle adeta değerli birer bibloya dönüştürdüğü özgün yorumlarını görünce, evinizdeki herhangi bir şeyi sihirli dokunuşlarla nasıl şık bir objeye çevirebileceğinizi daha iyi anlayacaksınız.
18 Kasım 2012 Pazar
What do you wear to bed? Just a few drops of No.5
To the question "What do you wear to bed?" Marilyn responded, "CHANEL N°5."
What inspired Marilyn's world-famous reply? Discover the answer in Chapter 2 of Inside CHANEL, with the new film titled "Marilyn and N°5."
What inspired Marilyn's world-famous reply? Discover the answer in Chapter 2 of Inside CHANEL, with the new film titled "Marilyn and N°5."
7 Ağustos 2012 Salı
2012 / 2013 Sonbahar Kış Couture Defileleri İlham Saçıyor
Bir yandan hızla değişen moda dünyasına ayak uydurmaya
çalışırken, bir yandan da ticari kaygıdan payını alan tasarımcıların son
zamanlarda benzer defilelerle karşımıza çıkmalarına alışmıştık. Paris’te
gerçekleşen 2012/2013 Sonbahar Kış Couture defilelerindeyse farklı bir heyecan
yaşadık. Defileleri izlerken, bu kez tasarımlardaki zamansız ve avangart
tavırlar öne çıktı. Bunun sebebi belki de Couture defilelerinde tasarımcıların
her zamankinden daha çok yaratıcılıklarını sergileme özgürlüğü bulmalarıydı.
Krepler, şifonlar, danteller havada uçuşurken tasarımcılar adeta
sözleşmişçesine tek bir dilden sesleniyorlardı: Mütevazi Lüks!
Armani Privé
Giorgio Armani, fütüristik dokulara yer verdiği kumaşlarla
oluşturduğu koleksiyonunda, klasik Armani tarzından ödün vermeyerek yine
sadeliği ön plana çıkarttı. Dumanlı renklerin romantik havasına kapılan tozlu
pembeler, maviler ve morlar adeta Monet’nin Vanilla Sky tablosundaki günbatımı
temasına atıfta bulunuyordu. Koleksiyonun dikkat çekici detayları arasındaysa,
defilenin atmosferine gizem katan boncuklu peçeler ve maskülen tarzı işaret
eden pantolonlar yer aldı.
Chanel
Chanel defilesiyle birlikte, bir klasiğe dönüş hareketi de
Karl Lagerfeld’den geldi. Fakat bu eskiye dönüş sanıldığı gibi alışılmış
Vintage tarzının yansıması değildi. “New Vintage” temasıyla koleksiyonunu sunan
Lagerfeld, Chanel’le özdeşleşmiş tüviti, tülle birlikte kullanarak Couture modasına
yeni bir soluk getireceğinin işaretini verdi. Yine klasik tüvit takımın altına,
fütüristik stili yansıtan parlak, gümüş renkli çoraplar kullanıldı. Armani’de
olduğu gibi griler, pembeler, siyahlar ve gümüş tonlarıyla donatılmış bir renk
paletiyle karşılaştık. Defilenin belki de en tatmin edici yanı, bir kadının
yıllarca kullanabileceği zamansız parçaların yer alıyor olmasıydı.
Christian Dior
Özellikle Couture defilesi denince, hem yaptığı şovlar hem
de ses getiren tasarımlarıyla John Galliano’nun yeri nasıl dolacak merak
ediliyordu. Neyse ki Jil Sander’ın eski tasarımcısı Raf Simons sayesinde bu
merak endişeye dönüşmeden güzel bir sunumla son buldu. Çiçeklerle kaplı defile
atmosferini aratmayan çiçek işlemeli kıyafetler ve transparan kumaşlar, Dior’un
klasik “lady-like” zarafetini vurguluyordu. Koleksiyon her ne kadar Simons’ın
yeni çizgisini yansıtıyor olsa da, 2. Dünya Savaşı sırasında çığır açan ikonik “Dior
New Look” stili de unutulmadı. Dior geçmişine bağlılığını sunan klasik Bar
ceketi ilhamıyla tasarlanan kalıplar defileye nostaljik bir hava kattı.
Elie Saab
Couture defilelerinin aranan ismi Elie Saab, Bizans
İmparatorluğu’ndan esinlenerek tasarladığı “Constantinople’s Wake” adlı
koleksiyonuyla deyim yerindeyse Paris’i salladı. Lübnan asıllı tasarımcı kendisine
Ortadoğu’nun mirası olan ağır işlemelerden vazgeçmemişti yine. Kimi moda
eleştirmenlerine göre abartılı bulunsa da, itinayla her modelin arkasına
yerleştirdiği boncuklar, kristaller, kıymetli taş işlemeler ve pullarla zengin
işçiliğinin hakkını vermiş oldu. Defile her zamanki gibi vazgeçilmez Elie Saab
yakaları, sofistike sırt dekolteleri ve vücudu saran feminen silüetlerle son
buldu.
Giambattista Valli
Kırmızı, yeşil ve siyah renklerin ağırlıklı olduğu Couture
koleksiyonunu görücüye çıkartan Giambattista Valli’nin tasarımlarında ilk andan
itibaren dramatik bir hava seziliyordu. Doğanın ilhamını yansıtan baskıların
kullanıldığı elbiselerde ilk göze çarpan tüy kadar hafif kumaşlar ve yoğun
fırfırlar oldu. Sarmaşık formundaki altın kayış ve boyun aksesuarlarından,
transparan peçelerin ucuna kondurulan kelebeklere kadar koleksiyon adeta tasarımcının
doğaya hürmetini sunuyordu. Şimdiden uyarıyorum; defileyi izledikçe kendinizi
sihirli bir masal diyarının içinde sokup, siz de Valli perilerinden biri olmayı
isteyeceksiniz.
Iris Van Herpen
Iris Van Herpen’ın koleksiyonu için söylenecek tek bir söz
var: Olağan dışı. Couture haftasının sınırları en çok zorlayan modacısı
ünvanını almaya aday desek yanılmış olmayız sanırım. Kullandığı 3D desenlerle,
klasik Couture modasına avangart bir çizgiyle yaklaşan tasarımcı, asimetrik ve
origamik formları yoğun olarak kullandığı elbiselerle dikkat çekiyor.
Valentino
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















































